Mehmet Şeyhmus ENSARİ
Türkiye’de İnşaat Sektöründe İş Kazaları ve Uygulamadaki Eksiklikler
1/25/20264 min oku


Türkiye’de İnşaat Sektöründe İş Kazaları ve Uygulamadaki Eksiklikler
Türkiye’de inşaat sektörü, ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olarak hem istihdam hem de katma değer açısından önemli bir yer tutmaktadır. 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 2 milyon 241 bin işyerinin %10’u inşaat alanında faaliyet göstermekte ve çalışanların yaklaşık %12’si bu sektörde istihdam edilmektedir.
Ancak bu ekonomik katkısının yanı sıra, inşaat sektörü iş sağlığı ve güvenliği açısından en yüksek risk barındıran alanlardan biri olarak öne çıkmaktadır. İnşaat işçileri, diğer sektör çalışanlarına kıyasla hem yaralanma hem de ölüm riskine çok daha fazla maruz kalmaktadır.
İş Kazaları: Sayısal Veriler ve Eğilimler
Genel İstatistikler
2024 SGK verilerine göre:
İnşaat sektöründe 2024’te 86.736 iş kazası gerçekleşmiştir.
Bu kazalar, Türkiye’de tüm sektörlerdeki iş kazalarının yaklaşık %11,8’ini oluşturmaktadır.
Sektörde 552 ölüm ile inşaat, tüm sektörler arasında en çok ölümlü kazanın görüldüğü alan olmaya devam etmektedir.
Yüz bin çalışanda ölümlü kazalar (mortalite hızı) inşaat sektöründe 27,7 olarak hesaplanmıştır.
İş kazalarında en yaygın ölüm nedeni, yüksekten düşme vakalarıdır.
Bu veriler, inşaat sektörünün ne denli riskli bir iş ortamı sunduğunu göstermektedir.
Kaza Tipleri ve Risk Faktörleri
İnşaatta görülen başlıca iş kazası tipi ve nedenleri:
Yüksekten düşme: Özellikle bina inşaatlarında en sık karşılaşılan ve en fazla can kaybına neden olan kaza tipidir.
Araç ve iş makinesi kazaları
Elektrik çarpması
Malzeme ve ekipman kaynaklı kazalar
Göçük ve çökme gibi olaylar da ciddi yaralanmalara yol açmaktadır.
Bir diğer araştırma da, ölümle sonuçlanan kazaların büyük bir kısmının yüksekte çalışma ve uygun güvenlik önlemleri alınmamasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu durum, sektördeki güvenlik kültürünün zayıf olduğuna işaret etmektedir.
Uygulamada Görülen Başlıca Eksiklikler
1. Güvenlik Kültürünün Yetersizliği
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı (örneğin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu) bulunmasına rağmen, pratikte bu standartlar tam olarak uygulanamamaktadır. İşverenlerin maliyetleri düşürme kaygısıyla güvenlik risklerini yeterince önlemediği, çalışanların ve yöneticilerin eğitim eksikliği nedeniyle iş güvenliği kültürünün istenilen düzeye ulaşamadığı birçok çalışmada rapor edilmiştir.
2. Yetersiz Denetim ve Cezai Uygulamalar
İş güvenliği denetimlerinin saha gerçeklerini tam olarak kapsamadığı, özellikle küçük ve orta ölçekli şantiyelerde mevzuatın uygulanmasının yeterince takip edilmediği görülmektedir. Bu durum, temel güvenlik ekipmanı eksikliğinin ve koruyucu önlemlerin ihmal edilmesinin önünü açabilmektedir.
3. Eğitim Eksikliği
Birçok işçi ve ustabaşı, iş güvenliği eğitimini yeterince almamaktadır. Bu durum özellikle yüksekte çalışma gibi yüksek riskli işlerde büyük sorun yaratmaktadır. Eğitim eksikliği, kaza öncesi risk değerlendirmesi ve uygun güvenlik ekipmanı kullanımını da olumsuz etkilemektedir.
4. Risk Değerlendirmesi ve Planlama Sorunları
Saha ortamında risk analizi ve önleyici güvenlik planlarının etkin şekilde yapılmaması, inşaat kazalarının görülme sıklığını artırmaktadır. Özellikle çok sayıda yüklenici firma ve düzensiz ekip koordinasyonu durumu, risklerin etkili bir şekilde yönetilmesini zorlaştırmaktadır.
Çözüm Önerileri ve İyileştirme Stratejileri
Eğitim ve Farkındalık
Çalışanlara ve yöneticilere iş güvenliği eğitimlerinin düzenli verilmesi,
Özellikle yüksekten düşme gibi risklerde uygulamalı eğitimlerin artırılması.
Denetim ve Uygulama Disiplini
Denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi,
Güvenlik eksikliklerinin tespit edilmesinde daha sık ve etkin saha kontrolleri yapılması.
Saha İçinde Güvenlik Yönetimi
İşyerlerinde ayrıntılı risk değerlendirmeleri ve acil durum planlarının düzenli olarak güncellenmesi,
İşverenlerin yüklenici ve taşeronlar arasındaki koordinasyonu iyileştirmesi.
Teknolojik Önlemler
Dijital güvenlik yönetim sistemlerinin ve modern ekipmanların (örneğin güvenlik bariyerleri, kişisel koruyucu donanım seviye izleme sistemleri) kullanılması.
Türkiye’de inşaat sektörü ekonomik açıdan güçlü bir konumda olsa da, iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları hem kaza sıklığı hem de can kayıpları açısından ciddi bir sorun alanı olmaya devam etmektedir. Mevcut istatistikler, kazaların çoğunlukla önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, yalnızca mevzuatın var olmasıyla çözülemeyecek ölçüde saha uygulamalarındaki eksikliklerle doğrudan ilişkilidir.
Güvenlik kültürünün yerleşmesi, etkili denetim, eğitim ve planlama süreçlerinin iyileştirilmesi, Türkiye’de inşaat kazalarının azaltılmasında kritik adımlar olacaktır.
Mehmet Şeyhmus ENSARİ
İnşaat Mühendisi
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
