6 ŞUBAT DEPREMİ ARDINDAN

Neyi Yanlış Yaptılar?

Mehmet Şeyhmus ENSARİ

2/5/20262 min oku

6 Şubat sabahı saat 04:17’de telefonlarımızın acı acı çalmasıyla sadece uykumuzdan değil, mesleki bir kabustan da uyandık. Bir inşaat mühendisi için deprem, sadece bir doğa olayı değil; formüllerin, statik hesapların ve yönetmeliklerin gerçek dünyada, en sert şekilde test edilmesidir.

Maalesef o gün, kağıt üzerindeki bazı hesapların sahada nasıl can yakıcı birer ihmale dönüştüğünü hep birlikte gördük. İşte bir mühendis gözüyle, o günün ve sonrasının bize anlattıkları:

1. Doğa Yasalarıyla Pazarlık Yapılmaz

Mühendislikte F = m a (Kuvvet = Kütle x İvme) formülü değişmez bir kuraldır. Yer sarsıldığında bina sallanmak ister; eğer siz binayı çok ağır, rijitliğini ise yanlış ayarlarsanız, doğa o yükü bir yerden boşaltır.

6 Şubat’ta gördüğümüz en büyük sorunlardan biri, binaların bu devasa enerjiyle başa çıkacak sünekliğe (esnekliğe) sahip olmamasıydı. Bir bina çatlayabilir, hasar alabilir ama aniden, "sandviç" şeklinde çökmemelidir. Eğer çöktüyse, orada mühendislik değil, sadece beton yığını vardır.

2. "Yumuşak Kat" ve Mimari Estetik Tuzağı

Birçok binanın giriş katında dükkanlar, galeriler veya yüksek tavanlı lobiler vardı. Estetik uğruna ya da ticari kaygılarla kaldırılan duvarlar, zayıflatılan kolonlar, o ünlü "yumuşak kat düzensizliği"ne yol açtı. Üst katlar sapasağlam dururken, zemin katın dizlerinin üzerine çökmesi bir tesadüf değil, tasarım hatasıydı.

3. Malzeme Kalitesi: Beton Sadece Kum Değildir

Sahada gördüğümüz "elle ufalanan betonlar" veya "düz donatılar", bu mesleğin etik tarafının teknik tarafı kadar önemli olduğunu hatırlattı. Betonun içindeki agreganın (çakıl ve kum) boyutu, su-çimento oranı ve o betonu koruyan pas payı... Bunlar birer detay değil, binanın ömrüdür.

Neyi Yanlış Yaptılar?

  • Zemin Etüdü İhmali: Sıvılaşma riski olan zeminlere, sanki kaya üzerindeymiş gibi bina dikmek.

  • Donatı İşçiliği: Etriyelerin (kolonu saran demirler) uçlarının 135 derece bükülmemesi, deprem anında kolonun "karnının yarılmasına" neden oldu.

  • Denetim Zafiyeti: Kağıt üzerinde mükemmel görünen projelerin, şantiyede "ustanın bildiği gibi" uygulanması.

Sonuç: Betonun Vicdanı Vardır

Biz inşaat mühendisleri sadece taş ve demiri bir araya getirmiyoruz; insanların en güvenli hissetmesi gereken kaleleri, yani yuvalarını inşa ediyoruz. 6 Şubat bize gösterdi ki; yönetmelikler sadece uymamız gereken kurallar değil, hayatta tutulması gereken sözlerdir.

Bundan sonra "şans eseri" yaşamayacağımız şehirler inşa etmek zorundayız. Kentsel dönüşüm bir rant meselesi değil, bir beka meselesidir. Bilimden, teknikten ve liyakatten sapan her hesap, bir gün mutlaka yerin altından gelen o enerjiyle yüzleşir.